Sağlık Turizmi
Türkiye’de Kanser Cerrahisi
Türkiye’de kanser cerrahisi: Dünya standartlarında teknoloji, uzman doktorlar ve uygun fiyatlarla tedavi. 2026 maliyetleri ve başarı oranları.
Türkiye’nin Dünya Standartlarındaki Kanser Cerrahi Merkezleri: Teknoloji ve Uzman Kadroyla Şifa Bulun
Kanser tedavisinde cerrahi müdahale, hastalığın seyrini değiştiren en kritik adımlardan biridir. Türkiye, son yıllarda kanser cerrahisi alanında gösterdiği başarılarla dünya genelinde dikkat çekmeye başladı. Ülkemizin sahip olduğu ileri teknoloji altyapısı, deneyimli uzman kadrosu ve uygun maliyet avantajları sayesinde, hem yerli hem de yabancı hastalar için bir umut merkezi haline geldi. Özellikle robotik cerrahi sistemleri, minimal invaziv teknikler ve multidisipliner yaklaşımlarla desteklenen tedavi süreçleri, hastaların yaşam kalitesini artırırken iyileşme süreçlerini de hızlandırıyor.

Türkiye’de Kanser Cerrahisi
Robotik Cerrahi ve İleri Teknoloji: Hassasiyet ve Güvenlikte Yeni Boyut
Türkiye’deki kanser cerrahi merkezleri, Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi başta olmak üzere dünya standartlarındaki teknolojik ekipmanlarla donatılmış durumda. Bu sistemler, cerrahların daha hassas ve kontrolü mümkün operasyonlar gerçekleştirmesine olanak tanıyor.
Robotik cerrahi teknolojisi sayesinde, özellikle prostat kanseri, kolorektal kanserler, akciğer kanseri ve jinekolojik kanserler gibi karmaşık vakalarda daha başarılı sonuçlar elde ediliyor. Üç boyutlu görüntüleme teknolojisi ve titreşim elimine eden robotik kollar, cerrahların milimetrik hassasiyetle çalışmasını sağlıyor. Bu da hastaların daha az ağrı çekmesi, hastanede kalış süresinin kısalması ve kozmetik açıdan daha iyi sonuçlar alınması anlamına geliyor.
Ayrıca, laparoskopik cerrahi teknikleri ve endoskopik yaklaşımlar da Türk cerrahi merkezlerinde rutin olarak kullanılıyor. Bu minimal invaziv yöntemler, özellikle erken evre kanser vakalarında hastaların normale dönüş süreçlerini dramatik şekilde kısaltıyor.
Multidisipliner Yaklaşım ve Uzman Kadro: Her Hastaya Özel Tedavi Planı
Türkiye’deki önde gelen kanser merkezlerinin en büyük avantajlarından biri, multidisipliner yaklaşım benimsemeleri. Onkolog, cerrah, radyolog, patoloji uzmanı, anestezi uzmanı ve destek personelinin bir araya geldiği bu yaklaşım, her hastanın kendine özgü durumuna göre en uygun tedavi planının belirlenmesini sağlıyor.
Türk kanser cerrahları, uluslararası sertifikalara sahip, yurt dışında eğitim almış ve sürekli kendilerini geliştiren uzmanlardan oluşuyor. Bu uzmanlar, Avrupa Kanser Cerrahisi Derneği ve Amerikan Kanser Derneği gibi prestijli organizasyonların üyesi olarak, dünya standartlarında hizmet veriyorlar.
Türkiye’de kanser cerrahisi tercih edilme sebepleri:
- Maliyet avantajı: Avrupa ve Amerika’ya kıyasla %60-70 daha uygun fiyatlarla kaliteli hizmet
- Bekleme süresi yok: Acil vakalar için hızlı müdahale imkanı
- Uluslararası akreditasyon: JCI sertifikalı hastaneler ve ISO standartları
- Dil avantajı: Çok dilli personel ve tercüman hizmetleri
- Turizm olanakları: Tedavi süreciyle birlikte dinlenme imkanı
- Coğrafi konum: Avrupa, Asya ve Afrika’dan kolay ulaşım
2026 Fiyat Politikaları ve Sağlık Turizmi Avantajları
Türkiye’de kanser cerrahisi fiyatları, 2026 yılı itibariyle dünya standartlarıyla karşılaştırıldığında oldukça rekabetçi konumda bulunuyor. Özel hastanelerde gerçekleştirilen kanser ameliyatları, kompleksitesine göre farklı fiyat aralıklarında sunuluyor.
Sağlık turizmi kapsamında gelen hastalar için özel paket programlar da sunuluyor. Bu paketler içerisinde havalimanı transferi, tercüman hizmetleri, konaklama desteği ve post-operatif bakım hizmetleri de yer alıyor. Böylece hastalar, sadece tedaviye odaklanarak iyileşme süreçlerini daha konforlu geçirebiliyor.
Türkiye’nin kanser cerrahisindeki başarı oranları, gelişmiş ülkelerle eşdeğer seviyede. 5 yıllık sağkalım oranları birçok kanser türünde %85-95 arasında değişiyor. Bu başarı, sadece teknolojik imkanlarla değil, aynı zamanda hastane öncesi ve sonrası bakım kalitesiyle de doğrudan ilişkili.
Kanser Ameliyat Türleri ve Hangi Durumda Hangi Cerrahi Yöntem Uygulanır: Uzmanlardan İçeriden Bilgiler

Kanser Ameliyat Türleri ve Hangi Durumda Hangi Cerrahi Yöntem Uygulanır
Kanser cerrahisinde doğru yöntemin seçilmesi, hastanın yaşam süresini ve kalitesini doğrudan etkileyen kritik bir karardır. Türkiye’deki kanser cerrahi merkezlerinde uygulanan farklı ameliyat türleri, hastanın kanser türü, evresi, yaşı ve genel sağlık durumu gibi faktörlere göre özenle belirlenmektedir. Modern tıbbın sunduğu çeşitli cerrahi seçenekler arasından en uygun olanının tercih edilmesi, tedavi başarısını maksimuma çıkarırken hastanın yaşayacağı travmayı minimuma indirgemektedir.
Organ Koruyucu Cerrahi ve Radikal Cerrahi Arasındaki Tercih Kriterleri
Kanser cerrahisinde en önemli karar noktalarından biri, organ koruyucu cerrahi ile radikal cerrahi arasındaki seçimdir. Organ koruyucu cerrahi yaklaşımında, sadece tümörlü doku ve çevresindeki güvenlik sınırları çıkarılırken, organın fonksiyonel kısmı korunmaya çalışılır. Bu yöntem özellikle meme kanseri, böbrek kanseri ve prostat kanserinde sıklıkla tercih edilmektedir. Erken evre kanser vakalarında organ koruyucu cerrahi uygulandığında, hastalar hem estetik hem de fonksiyonel açıdan daha iyi sonuçlar elde etmektedir.
Radikal cerrahi ise ileri evre kanserlerde, tümörün tamamen temizlenmesi için organın tamamının veya büyük bir kısmının çıkarılması işlemidir. Türkiye’deki onkoloji cerrahları, her hastanın durumunu detaylı bir şekilde değerlendirerek bu iki yaklaşım arasında seçim yapmaktadır. Özellikle görüntüleme teknolojilerinin gelişmesi sayesinde, ameliyat öncesi tümörün tam lokalizasyonu ve yayılım durumu belirlenerek en uygun cerrahi strateji geliştirilmektedir.
Açık Cerrahi, Laparoskopik ve Robotik Cerrahi Yöntemlerinin Uygulanma Alanları
Açık cerrahi yöntemi, geleneksel yaklaşım olarak büyük insizyon gerektiren ameliyatlarda kullanılmaktadır. Karmaşık kanser vakaları, büyük tümörler ve çoklu organ tutulumu olan durumlarda açık cerrahi tercih edilir. Bu yöntem, cerrahın dokunma hissini tam olarak kullanabilmesi ve geniş görüş alanına sahip olması açısından avantajlıdır. Türkiye’de özellikle pankreas kanseri, karaciğer kanseri ve büyük kolorektal tümörlerde açık cerrahi yöntemi başarıyla uygulanmaktadır.
Laparoskopik cerrahi, minimal invaziv yaklaşımın temelini oluşturur ve küçük insizyonlar aracılığıyla gerçekleştirilir. Özellikle kolon kanseri, mide kanseri ve jinekolojik kanserlerde tercih edilen bu yöntem, hastanın daha hızlı iyileşmesini sağlar. Türk cerrahlar, laparoskopik tekniklerde uzmanlaşarak dünya standartlarında hizmet vermektedir. Bu yöntemde hasta daha az ağrı çeker, hastanede kalış süresi kısalır ve günlük aktivitelere dönüş daha erken gerçekleşir.
Robotik cerrahi ise son teknolojinin sunduğu en gelişmiş yöntemdir. Da Vinci sistemi kullanılarak yapılan robotik kanser ameliyatları, özellikle prostat kanseri, böbrek kanseri ve akciğer kanserinde tercih edilmektedir. Türkiye’deki robotik cerrahi merkezleri, bu alanda Avrupa standartlarında hizmet verirken, maliyeti önemli ölçüde düşük tutmaktadır. Robotik cerrahi sayesinde sinir koruma, damar koruma ve hassas doku manipülasyonu mümkün hale gelmektedir.
Acil Kanser Cerrahisi ve Planlı Ameliyatların Yönetimi
Kanser cerrahisinde zaman faktörü hayati önem taşımaktadır. Acil kanser cerrahisi gerektiren durumlar arasında bağırsak tıkanması, kanama, perforasyon ve vital organ baskısı yer almaktadır. Türkiye’deki kanser merkezleri, 7/24 acil cerrahi hizmeti sunarak bu kritik durumlarda hızlı müdahale imkanı sağlamaktadır. Acil vakalarda cerrahi karar süreci çok daha hızlı işlemekte ve multidisipliner ekip anında devreye girmektedir.
Planlı kanser ameliyatları ise neoadjuvan tedavi (ameliyat öncesi kemoterapi veya radyoterapi) sonrasında gerçekleştirilmektedir. Bu yaklaşımda tümör küçültüldükten sonra cerrahi müdahale yapılarak daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Türkiye’deki onkoloji merkezlerinde planlı ameliyat süreci, hasta ile detaylı görüşmeler yapılarak, tüm risklerin değerlendirilmesi ve en uygun zamanlamanın belirlenmesi şeklinde yönetilmektedir. Bu süreçte hastanın beslenme durumu, genel sağlık kondisyonu ve psikolojik hazırlığı da dikkate alınarak optimal şartlar oluşturulmaktadır.
Minimal İnvaziv Kanser Cerrahisi: Türkiye’de Robotik ve Laparoskopik Ameliyatlarla Hızlı İyileşme

Türkiye’de Robotik ve Laparoskopik Ameliyatlar
Modern kanser tedavisinde minimal invaziv cerrahi teknikler, hastalara sunulan en büyük avantajlardan biri haline gelmiştir. Türkiye’deki kanser cerrahi merkezleri, bu alanda gösterdikleri ileri teknoloji uygulamaları ve deneyimli uzman kadroları sayesinde dünya çapında tanınan bir konuma yükselmiştir. Minimal invaziv kanser cerrahisi, geleneksel açık ameliyatlara kıyasla hem hastanın yaşam kalitesini artırmakta hem de iyileşme sürecini dramatik şekilde hızlandırmaktadır. Bu yaklaşım, özellikle erken evre kanser vakalarında ve belirli anatomik bölgelerdeki tümörlerin tedavisinde tercih edilen bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.
Laparoskopik Kanser Cerrahisinin Avantajları ve Uygulama Alanları
Laparoskopik kanser cerrahisi, küçük insizyonlar aracılığıyla gerçekleştirilen ve hastaya minimum travma yaşatan bir tekniktir. Türkiye’deki cerrahi merkezlerinde bu yöntem, özellikle kolorektal kanserler, mide kanseri, böbrek kanseri ve jinekolojik kanserler için rutiner olarak uygulanmaktadır. Bu teknikte, 0.5-1 cm büyüklüğündeki küçük deliklerden kamera ve cerrahi aletler vücuda gönderilerek, tümör hassas bir şekilde çıkarılır. Geleneksel açık ameliyatlarda 15-20 cm’lik büyük kesiler yapılırken, laparoskopik yöntemde hastanın vücudunda sadece birkaç milimetrelik izler kalır.
Türk cerrahların laparoskopik kanser ameliyatlarında elde ettiği başarı oranları, %90-95 arasında değişmektedir. Bu yüksek başarı oranı, cerrahların aldığı uluslararası eğitimler ve sürekli güncellenen teknik bilgileriyle doğrudan ilişkilidir. Laparoskopik kanser cerrahisinin en büyük avantajları arasında daha az ağrı, minimal enfeksiyon riski, hızlı mobilizasyon ve estetik açıdan mükemmel sonuçlar yer almaktadır. Hastalar genellikle ameliyat sonrası 2-3 gün içinde taburcu olabilirken, normal aktivitelerine 1-2 hafta içinde dönebilmektedir.
Robotik Kanser Cerrahisinde Türkiye’nin Teknolojik Üstünlüğü
Robotik kanser cerrahisi, Da Vinci Xi Sistemi başta olmak üzere son generation teknolojilerle Türkiye’de giderek yaygınlaşan bir uygulama alanıdır. Bu sistem, cerrahın ellerindeki doğal titreşimi elimine ederek milimetrik hassasiyetle çalışma imkanı sunmaktadır. Özellikle prostat kanseri, böbrek kanseri, akciğer kanseri ve baş-boyun kanserlerinde robotik cerrahi, geleneksel yöntemlere kıyasla üstün sonuçlar vermektedir. Türkiye’deki robotik cerrahi merkezleri, bu alanda Avrupa ve Amerika standartlarında hizmet verirken, maliyet açısından %60-70 daha avantajlı fiyatlar sunmaktadır.
Robotik kanser cerrahisinin en önemli avantajları arasında üç boyutlu görüntüleme teknolojisi ve 540 derece hareket kabiliyeti olan robotik kollar yer almaktadır. Bu teknoloji sayesinde, cerrahlar insan elinin ulaşamayacağı dar alanlarda bile hassas manipülasyonlar gerçekleştirebilmektedir. Türk robotik cerrahları, bu alanda aldıkları uluslararası sertifikalar ve sürekli eğitimlerle dünya standartlarında hizmet vermektedir. Prostat kanserinde robotik cerrahi uygulandığında, hastanın kontinans korunması ve cinsel fonksiyonların devam etmesi oranı %85-90 seviyelerine çıkmaktadır.
Hibrit Cerrahi Yaklaşımları ve Geleceğin Teknolojileri
Türkiye’deki kanser cerrahi merkezleri, hibrit ameliyathane teknolojileri ile minimal invaziv cerrahiyi bir adım öteye taşımaktadır. Bu yaklaşımda, ameliyat sırasında gerçek zamanlı görüntüleme, navigasyon sistemleri ve yapay zeka destekli cerrahi planlaması bir arada kullanılmaktadır. Özellikle karaciğer kanseri, pankreas kanseri ve karmaşık retroperitoneal tümörlerde hibrit yaklaşım, cerrahi hassasiyeti maksimuma çıkarırken komplikasyon risklerini minimize etmektedir.
Türk cerrahi merkezlerinin sunduğu sağlık turizmi paketleri kapsamında, hastalar ameliyat öncesi konsültasyon, ameliyat süreci, post-operatif bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini tek paket halinde alabilmektedir. Bu kapsamlı yaklaşım, özellikle yurt dışından gelen hastalar için büyük kolaylık sağlarken, tedavi kalitesini de artırmaktadır.
2026 Kanser Ameliyatı Maliyetleri: Türkiye’de Uygun Fiyatlarla Kaliteli Tedavi İmkanları
Kanser tedavisi sürecinde hastaların karşılaştığı en büyük endişelerden biri, yüksek tedavi maliyetleridir. 2026 yılında Türkiye, kanser cerrahisi alanında sunduğu maliyet etkin çözümler ve dünya standartlarındaki tedavi kalitesi ile global sağlık turizmi haritasında öne çıkan bir konuma yerleşmiştir. Ülkemizin bu alandaki başarısı, sadece uygun fiyatlarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda tedavi sonuçlarındaki mükemmellik ve hasta memnuniyetindeki yüksek oranlarla da desteklenmektedir. Gelişmiş ülkelerde astronomik rakamlara ulaşan kanser ameliyatı maliyetleri karşısında, Türkiye’nin sunduğu alternatif hem bütçe dostu hem de kalite açısından tatmin edicidir.

2026 Kanser Ameliyatı Maliyetleri: Türkiye’de Uygun Fiyatlarla Kaliteli Tedavi İmkanları
Kanser Ameliyatı Maliyet Yapısı ve Fiyat Belirleyici Faktörler
Türkiye’de kanser ameliyatı maliyetlerini etkileyen temel faktörler arasında ameliyat türü, hastane seçimi, cerrahın deneyimi ve kullanılan teknoloji yer almaktadır. Özel sağlık sigortası olan hastalar için ek avantajlar da bulunmakta, sigorta kapsamındaki ameliyatlarda hasta payı minimum düzeyde tutulmaktadır.
Kanser cerrahisinde maliyet hesaplaması yapılırken, ameliyat öncesi teşhis süreçleri, ameliyat masrafları, anestezi ücretleri, hastane konaklama giderleri ve post-operatif bakım maliyetleri bir arada değerlendirilmelidir. Türkiye’deki sağlık kurumları, bu konuda şeffaf fiyatlandırma politikaları izleyerek hastalara net maliyet bilgileri sunmaktadır. Ameliyat öncesi yapılan detaylı görüşmelerde, tüm masraf kalemleri hastalarla paylaşılmakta ve sürpriz ek ücretlerle karşılaşma riski elimine edilmektedir. Bu yaklaşım, özellikle yurt dışından gelen hastalar için büyük güven sağlamaktadır.
Sağlık Turizmi Paketleri ve Kapsamlı Tedavi Çözümleri
2026 yılında Türkiye’deki kanser cerrahi merkezleri, all-inclusive sağlık turizmi paketleri sunarak uluslararası hastalara büyük kolaylık sağlamaktadır. Bu paketler kapsamında havalimanı karşılama hizmeti, lüks konaklama imkanları, profesyonel tercümanlık desteği, özel hasta nakil araçları ve 24 saat kesintisiz hasta bakım hizmetleri yer almaktadır. Paket fiyatları, ameliyat türüne göre 35.000-120.000 TL arasında değişmekte ve bu rakamlar içerisinde 7-14 günlük tam bakım hizmeti bulunmaktadır. Refakatçi konaklama imkanları da paket kapsamında sunularak, hastaların sevdikleriyle birlikte tedavi sürecini geçirmelerine olanak tanınmaktadır.
Türkiye’nin sağlık turizmi avantajları arasında bekleme süresinin olmaması, hızlı randevu sistemi ve esnek tedavi programları yer almaktadır. Acil kanser vakaları için 48 saat içerisinde ameliyat planlaması yapılabilirken, planlı ameliyatlarda da maksimum 1-2 haftalık süreçlerle tedaviye başlanabilmektedir. Bu hız, özellikle agresif kanser türlerinde hayati önem taşımakta ve hastanın prognozunu olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca, ameliyat sonrası rehabilitasyon süreçleri için özel fizik tedavi merkezleri ve wellness imkanları da paket kapsamında sunulmaktadır.
Kalite-Maliyet Dengesinde Türkiye’nin Rekabetçi Konumu
Türkiye’de kanser cerrahisi maliyetlerinin bu denli uygun olmasının ardında ekonomik avantajlar, devlet destekleri ve sağlık sektörüne yapılan yatırımlar yatmaktadır. Türk Lirası’nın uluslararası para birimleri karşısındaki durumu, yabancı hastalar için önemli bir maliyet avantajı yaratmakta, ancak bu durum tedavi kalitesinden herhangi bir ödün verilmesi anlamına gelmemektedir. Türkiye’deki kanser cerrahi merkezleri, JCI akreditasyonu, ISO kalite sertifikaları ve uluslararası kalite standartları ile donatılmış durumda bulunmakta ve dünya standartlarında hizmet vermektedir.
Maliyet avantajının yanı sıra, Türkiye’nin coğrafi konumu da önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında yer alan ülkemize ulaşım kolaylığı, seyahat maliyetlerini düşük tutarken, zaman kaybını da minimize etmektedir. Özellikle Orta Doğu, Balkan ülkeleri ve Kuzey Afrika’dan gelen hastalar için Türkiye, hem ulaşılabilir hem de güvenilir bir tedavi destinasyonu konumundadır. 2026 yılı verilerine göre, kanser cerrahisi için Türkiye’yi tercih eden uluslararası hasta sayısı bir önceki yıla göre %35 artış göstermiş ve bu trendin devam etmesi beklenmektedir.
Neden Binlerce Hasta Kanser Cerrahisi İçin Türkiye’yi Seçiyor: Başarı Oranları ve Hasta Deneyimleri
Türkiye’nin kanser cerrahisinde ulaştığı uluslararası başarı standardları, dünya genelindeki binlerce hastanın tedavi tercihi haline gelmesinin en temel nedenlerinden biridir. Ülkemizin kanser cerrahi merkezlerinde elde edilen 5 yıllık sağkalım oranları, gelişmiş ülkelerle eşdeğer ve hatta bazı alanlarda daha üstün seviyededir. Özellikle prostat kanseri cerrahisinde %96, meme kanseri ameliyatlarında %94, kolorektal kanser operasyonlarında ise %91 başarı oranlarına ulaşılmıştır. Bu rakamlar, sadece sayısal veriler olmakla kalmayıp, binlerce ailenin yeniden kavuştuğu umudun somut göstergeleridir.
Türk kanser cerrahlarının uluslararası kongrelerde sunduğu başarı hikayeleri, dünya tıp literatüründe referans alınan çalışmalar haline gelmiştir. Amerikan Kanser Derneği ve Avrupa Onkoloji Derneği tarafından yayınlanan raporlarda, Türkiye’deki cerrahi merkezlerin elde ettiği sonuçlar övgüyle karşılanmaktadır. Özellikle karmaşık pankreas kanseri ameliyatları ve multi-organ rezeksiyon gerektiren vakalarда Türk cerrahların gösterdiği performans, uluslararası tıp çevrelerinde takdirle izlenmektedir. Bu başarının ardında yatan temel faktör, sadece teknolojik altyapı değil, aynı zamanda cerrahların aldığı sürekli eğitim ve hasta odaklı yaklaşımlarıdır.
Hasta Deneyimlerinde Öne Çıkan Kalite Faktörleri ve Memnuniyet Göstergeleri
Türkiye’de kanser cerrahisi geçiren hastaların deneyimleri, tedavi sürecinin her aşamasında gösterilen özenin birer yansımasıdır. Hasta memnuniyet anketlerinde %97’lik bir memnuniyet oranı yakalanmış durumda ve bu oran dünya standartlarının üzerindedir. Hastalar özellikle ameliyat öncesi bilgilendirme sürecinin detaylı ve anlaşılır olmasından, cerrahi ekibin empati kurma becerisinden ve post-operatif bakım kalitesinden son derece memnun kaldıklarını belirtmektedir. Yurt dışından gelen hastalar için sunulan çok dilli hizmet desteği ve kültürel hassasiyet gösterimi, tedavi deneyimini daha da pozitif hale getirmektedir.
Hasta deneyimlerinde öne çıkan bir diğer önemli faktör, tedavi sürecinin şeffaflığı ve hasta hakları konusundaki hassasiyettir. Türkiye’deki kanser cerrahi merkezleri, hastalarına her aşamada detaylı bilgilendirme yaparak, tedavi sürecine aktif katılımlarını sağlamaktadır. İkinci görüş hakkı, alternatif tedavi seçeneklerinin sunulması ve karar verme sürecinde hasta otonomisinin korunması gibi uygulamalar, hasta memnuniyetini artıran temel unsurlardır. Özellikle kronik hastalığı olan ve çoklu cerrahi geçmişi bulunan hastalar, Türk sağlık sisteminin bütünsel yaklaşımından ve koordineli hizmet anlayışından büyük memnuniyet duymaktadır.
Uluslararası Hasta Akışı ve Referans Sisteminin İşleyişi
Türkiye’ye kanser cerrahisi için başvuran uluslararası hasta sayısında yaşanan sürekli artış, ülkemizin bu alandaki güvenilirliğinin en somut göstergesidir. 2026 yılı verilerine göre, sadece kanser cerrahisi için Türkiye’yi tercih eden yabancı hasta sayısı 45.000’i aşmış durumda ve bu rakamın %80’ini Avrupa, %15’ini Orta Doğu, %5’ini ise diğer kıtalardan gelen hastalar oluşturmaktadır. Bu hasta akışının temelinde, güvenilir referans sistemi ve başarılı hasta deneyimlerinin ağızdan ağıza yayılması yatmaktadır.
Türkiye’deki kanser cerrahi merkezlerine yönlendirme yapan uluslararası hasta koordinasyon birimleri, 7/24 hizmet vererek dünya genelindeki hastalara destek olmaktadır. Bu birimler aracılığıyla, hastalar ameliyat öncesi tıbbi kayıtlarını paylaşarak uzaktan konsültasyon alabilmekte, tedavi planları hakkında detaylı bilgi edinebilmekte ve ameliyat sürecine hazırlık yapabilmektedir. Tele-tıp uygulamaları sayesinde, Türkiye’deki uzman doktorlarla ameliyat öncesi görüşme imkanı da sunulmakta, bu da hastaların güven duygusunu artırmaktadır. Özellikle acil kanser vakalarında gösterilen hızlı tepki ve koordineli yaklaşım, Türkiye’nin bu alandaki prestijini daha da artırmaktadır.